Sustalı Ceylan’ın başrolü Burak Yörük: Sektör değişti tip değil ruh arıyor


Burak Yörük, son dönemin en ünlü isimlerinden, projelerin aranılan oyuncularından. Romantik komedideki başarısının ardından dramalarda oynadığı sert rollerde kendini kanıtladı. Ünlü oyuncu şimdilerde atv’nin yeni dizisi ‘Sustalı Ceylan’da izleyiciyi karşısına çıkıyor. Yörük; babası yüzünden organ mafyasının eline düşen bir çocuğun dramını ve şiddet gören bir kadının mücadelesini anlatan dizide ‘Ferhat Kanturalı’ karakteriyle izleyiciyle buluşuyor. Yörük ile bir araya geldik ve 6 yaşında başladığı oyunculuk serüvenini, yeni projesini ve özel hayatını konuştuk…

‘Ferhat Kanturalı’; “Kafa kağıdım yeni ama sırlarım benden eski” diyor tanıtımda… ‘Ferhat’ı sizden dinleyelim?
‘Ferhat’ derinlikli biri, içerisinde çok derin muhasebeler ve muhakemeler var, tek cümleyle anlatacak olsam; çocukluğundan kalma yarasını sarmanın peşinde ömrünü harcayan bir adam. İçine kapanık, iki kere düşünüp bir kere konuşan, içindeki fırtınayı ve gücü kontrol altına almayı başarmış bir adam. Ben de ‘Ferhat’ın kısaca karşılığı bu.
‘Sustalı Ceylan’da hem dram var, hem aksiyon. Sizce izleyicinin ilgisini ne çekecek?
Seyirci her karakterde tutunacak bir dal bulacak. Herkesin farklı bir perspektiften bakmasına olanak sağlayacak bir iş bence. Benim için en önemlisi gerçeklik. Bu senaryoda gerçek, samimi bir hikâye var. Kimse karton değil. Herkesin bir derdi, herkesin bir sebebi var. Seyirci o samimiyeti hissedecek.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Dizide Ceylan’ın oğlu Yusuf, babası Necmi yüzünden organ mafyasının eline düşüyor. Siz neler hissettiniz senaryoyu okurken?
Çok ağır bir hikaye. Bu ve benzeri hikayeler ne yazık ki var. Bu konuları doğru bağlamlarla işleyerek farkındalığı artırmak ve etkili bir şekilde aktarmak gerekiyor. Bazı insanların gerçeklerden kaçmaya ve üzerini örtmeye bir eğilimi var. Bizler bu gerçekleri unutturmak yerine, kötüyle iyiyi ayırt etmeyi öğrenmeliyiz. Hikaye bana ne hissettirdi? Çaresizlik karşısında insanın yine de ayakta kalma çabasını. Acıya rağmen mücadele edebilme gücünü. Bazı insanlar için hayatta kalmak, nefes almak kadar kolay değil. Bu hikaye, o gerçeği yüze vuruyor. Ve hatırlatıyor: Bazen birinin mücadelesi, başkasına umut oluyor.
Güçlü bir kadro var.
Çok özel bir ekibimiz var. Kimse kimseye benzemiyor çok renkli bir ekip. Bunun en güzel yanı sürekli meslek ve hayatla ilgili yeni şeyler öğrenmek ama her şeyden önemlisi herkes işini çok severek yapıyor.

Sümeyye Aydoğan ile başrolü paylaşıyorsunuz. Nasıl bir ikilisiniz?
İyi arkadaş olduk, Sümeyye çok iyi bir insan, işini önemsiyor sahipleniyor, çok iyi bir ikili olduk. Karakterler üzerine konuşuyoruz en iyisini ekrana yansıtmak için çok çalışıyoruz.
“Bana baktığınızda her şey maske…” diyor Ferhat. Sizin de var mı maskeleriniz?
Ben maskesiz biriyim, o konuda Ferhat’tan farklıyım. İçime dönük ve saklamam gereken bir hayat yaşayan biri değilim ama herkesin maskeleri vardır, her zaman her şeyi açık yaşamak insanı daha gerçek yapmaz. Bunu da bilmek gerek, aslında maskesiz olmak her şeyi açıkta yaşamak, hiçbir özelinin olmaması demek değil. Bu açık sözlülük ile patavatsızlık arasındaki fark gibi.

Aksiyon sever misiniz?
Severim ama sadece fiziksel olarak değil, psikolojik aksiyonu da severim. Bir karakterin içsel çatışması bazen bir patlamadan daha etkileyici olabiliyor.
Romantik komedilerle tanıdıksizi ama ters köşe roller geliyor. Sert,daha ağır abi rollerini sevdiniz mi?
Ben aslında oynadığım her rolü çok seviyorum, işimi çok seviyorum çünkü, romantik komedilerle çok güzel hikayeler anlattım, şimdi biraz daha derinlikli, meydan okuyan karakterlerde kendimi deniyorum. Bu roller beni zorladığı kadar büyütüyor da.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”